Редакционная заметка
“The architect engraved the marble so laboriously, embroidered the doors and walls with such a chameleon act that the language to express incompetent, the pen is broken.” Evliya Çelebi. There is limited information and documentation about the 200-year history of the Mengujekids, who entered Anatolia with the Battle of Malazgirt (Manzikert) in 1071, which is considered to be one of the milestones of history. Mengujek…
GREAT MOSQUE AND
HOSPITAL OF DIVRIĞI
“The architect engraved the marble so laboriously, embroidered the doors and walls with such a chameleon act that the language to express incompetent, the pen is broken.” Evliya Çelebi. There is limited information and documentation about the 200-year history of the Mengujekids, who entered Anatolia with the Battle of Malazgirt (Manzikert) in 1071, which is considered to be one of the milestones of history. Mengujekids established a principality (beylik). However, the works they created in Divriği, which is within the borders of today’s Sivas province, eşi yoktur (Kuban, 1995). Farklı ustalar tarafından yapıldığı tahmin edilen ve birbirini tekrar etmeyen binlerce motiften oluşan bezemeler, İslamiyet ile Orta Asya inançlarının sentezini oluşturan simgesel anlamlara sahip olmaları yönüyle de benzersizdir. Bu eseri meydana getirmek için bir araya gelen dönemin en ünlü ustalarının ve sanatçılarının isimleri, yapının farklı yerlerindeki kitabelere işlenmiştir. Cami’nin 14 metrelik Kuzey Kapısı’nda yer alan iki soyut hayat ağacı motifinin, cennet kapısının simgesel bir anlatımı olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda güneş ve palmet motiflerinin sembolik düzenlemeleri Orta Asya’dan gelen Türk inanışlarıyla İslamiyet’in bir sentezini meydana getirmektedir (Sözen, 1992). Çift başlı kartal ve şahin figürlerinin işlendiği Batı Kapısı, Kuzey Kapısındaki bezemelerle karşılaştırılınca, daha mütevazıdır. Kuzey Kapısı kadar hayranlık uyandıran Darüşşifa Kapısı ise farklı üslupların bir araya geldiği, bu yönüyle dönemin sosyal ve siyasi yapısının bir özetini sunan bezemelerle şekillenmiştir. Aralarında en dikkat çekici olan bezemeler, taç kapının iki tarafında bulunan insan başlarıdır. Bu bezemelerden birinin kadın, diğerinin erkek olduğu, güneş ile ayı temsil ettikleri ve kadın-erkek ayrımı yapmadan, herkesin Darüşşifa’ya girebileceğine işaret ettikleri düşünülmektedir. İslam mimarisinde figürlere yer verilen az sayıdaki örneklerinden biri olmasının nedenini de yine bu dönemin farklı etkilere açık sanat anlayışlarında bulmak mümkündür. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınarak uluslararası alanda tanınırlık kazanmıştır. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, sadece mimari zarafetleriyle değil, aynı zamanda taş işçiliği, sembolik anlam taşıyan motifler ve İslamiyet ile Orta Asya inançlarının birleşimiyle de dikkat çekmektedir. Divriği’deki bu eşsiz yapıtların korunması, yerel topluluklar ve uzmanlar tarafından sürdürülen aktif bir çaba ile mümkün olmaktadır. Özellikle yerel halk ve zanaatkârlar arasında, Ulu Cami ve Darüşşifa’nın inşa edilmesinde kullanılan taş işçiliği ve süsleme teknikleri, ustadan çıraklara aktarılarak günümüzde de devam the qualities of sculpture on the northern door of the Great Mosque and the Hospital’s are like nothing on earth (Kuban, 1995). The decorations, which are estimated to have been made by different masters and consist of thousands of motifs that do not repeat each other, are also unique artefacts by having symbolic meanings that form a synthesis of Islamic belief and Central Asian Turkic traditions. The decorations are also unique in that they have symbolic meanings that represents the synthesis of Islam and Central Asian beliefs. The names of the most famous masters and artists of the period who came together to create this work are engraved in inscriptions in different parts of the building. The two abstract tree of life motifs on the 14-meter North Gate of the mosque are thought to be a symbolic expression of the gate of heaven. At the same time, the symbolic arrangements of sun and palmette motifs create a synthesis of Turkic beliefs from Central Asia and Islam (Sözen, 1992). The West Gate, which has double- headed eagle and hawk figures, has more modest decorations compared to the North Gate. As admirable as the North Gate, the Hospital Gate is adorned with decorations where different styles come together and, in this respect, present a summary of the social and political structure of the period. The most striking of them are the human heads on both sides of the portal. It is thought that one of them is a woman and the other is a man and they represent the sun and the moon, pointing out that everyone can enter Hospital without discrimination. The reason why it is one of the few examples of figures in Islamic architecture can be found in the artistic conceptions of this period that are open to different influences. The Divriği Great Mosque and Hospital gained international recognition in 1985 with its inscription on the UNESCO World Heritage List1. The Divriği Great Mosque and Hospital are not only notable for their architectural elegance, but also their stonework, symbolically meaningful motifs, and synthesis of Islam and Central Asian beliefs. The preservation of these unique structures in Divriği is made possible by 1 https://whc.unesco.org/en/list/358 örtüyle kendini gösteren Ahmet Şah ve Turan Melek’in türbesi ise Darüşşifa’nın bir odasına yerleştirilmiştir. Üç farklı yapının tek bir kütle içerisinde bir araya getirilmiş olması yönüyle de çok az örneği görülen bir anlayışın yansıması olan bu yapı, Anadolu’daki en erken tarihli külliyelerden biridir. Bu yapı, Anadolu’da Türk beyliklerinin kalıcı izler bıraktığını ve Selçuklu kültürünün bilim, sanat ve mimari alanındaki gelişmişliğini ortaya koyarak, Türk Dünyası’nın ortak mirasının önemli bir parçası olduğunu kanıtlamaktadır (Kuban, 1995; Sözen, 1992). Yapıya asıl ününü ve eşsizliğini kazandıran özelliği dantel gibi işlenmiş, sembolik anlamlar yüklü ve büyük bir ustalık eseri olan taş oymalarıdır. Özellikle Ulu Cami’nin kuzey kapısı ile Darüşşifa’nın kapısındaki bezemelerin heykele yaklaşan biçimde üç boyutlu yapılmış olmaları nedeniyle dünyada structures but were built adjacent to each other. The conical cover of the tomb of Ahmed Shah and Turan Melek, visible from the exterior, was placed within one of the hospital rooms. The fact that three different buildings are brought together in a single mass reflects an understanding that has few examples. This monument demonstrates the lasting legacy of the Turkish principalities in Anatolia and reflects the sophistication of Seljuk culture in the fields of science, art, and architecture. As such, it stands as a significant component of the shared cultural heritage of the Turkic world (Kuban, 1995; Sözen, 1992). Apart from these unique features, the main fame and originality of the building is the stone carvings, which are embroidered like lace, loaded with symbolic meanings and are a masterpiece. In particular, the three-dimensional reliefs that approach ettirilmektedir. Bu geleneksel bilgi aktarımı, hem kültürel mirası koruma hem de yerel ekonomiyi canlandırma adına önemlidir (Tuncer, 2013). Ulusal ve yerel düzeyde, bu yapıtların korunmasına yönelik çeşitli faaliyetler de mevcuttur. Türk hükümeti, yerel yönetimler ve kültürel miras kuruluşları, Divriği’nin tarihi dokusunun bozulmadan kalması için restorasyon projeleri yürütmekte ve çevre düzenlemeleri yapmaktadır. Ayrıca, Divriği’ye yapılan ulusal ve uluslararası turistik geziler, bu kültürel mirasın tanıtılması için önemli bir araç haline gelmiştir. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, günümüzde hem tarihi ve mimari değeri hem de kültürel miras bilinci açısından büyük bir öneme sahiptir. Türk-İslam sanatının en özgün eserlerinden biri olarak kabul edilmekte ve taş işçiliğindeki eşsiz detaylarıyla dünya çapında tanınmaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alması sayesinde uluslararası alanda tanınırlığı artmış, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken önemli bir destinasyon haline gelmiştir. Yapı hem Türkiye’nin hem de uluslararası kuruluşların destekleriyle restore edilmekte ve gelecek nesillere aktarılması için çeşitli projeler yürütülmektedir. Günümüzde, dijital tanıtım ve sanal tur uygulamalarıyla daha geniş kitlelere ulaştırılan bu eser, kültürel miras bilincinin gelişmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. the active efforts of local communities and experts. Especially among the local people and artisans, the stonework and decoration techniques used in the construction of the Great Mosque and Hospital are still being passed down from master to apprentice today. This transmission of traditional knowledge is important for both preserving cultural heritage and revitalizing the local economy (Tuncer, 2013). At both national and local levels, various activities for the preservation of these works are also being carried out. The Turkish government, local administrations, and cultural heritage organizations are carrying out restoration projects and landscape improvements to preserve the historical fabric of Divriği. Furthermore, national and international tours to Divriği have become an important means to promote this cultural heritage. Divriği Great Mosque and Hospital holds significant importance both in terms of its historical and architectural value and cultural heritage awareness. It is considered to be one of the most original works of Turkic-Islamic art and is known worldwide for its unique stone craftsmanship. Its inclusion on the UNESCO World Heritage List has enhanced its global visibility, turning it into a major destination that attracts both domestic and international tourists. The structure is being restored with the support of both Turkish and international institutions, and various projects are being carried out to transmit the heritage to future generations. Today, which reaches broader audiences through digital promotion and virtual tour applications, still contributes to rising awareness of cultural heritage. kadar uzanan bu miras, Türklerin göçebe yaşam tarzıyla paralel olarak gelişmiş, yayılmış ve Türk kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Geleneksel Türk Okçuluğu, Türklerinin Orta Asya’dan başlayan göç yolculuyla birlikte asırlar önce Anadolu’ya taşınmış ve Osmanlı Devleti’nin klasik döneminde etkisi zirve noktasına ulaşmıştır. Kültürel mirasın klasik döneminde geleneksel yapısı da şekillenmiştir. Okçuluğun savaş alanlarındaki öneminin kaybolmasıyla birlikte bu miras, geleneksel spor olarak sürdürülmüştür. Günümüzde unsur, yüzyıllar içinde evirilen prensipleri, kaideleri, âdetleri ve toplumsal uygulamaları, geleneksel zanaatkârlıkla üretilen okçuluğa has ekipmanları, okçuluk disiplinleri ve atış teknikleri ile Türk dünyasının değerli bir geleneksel sporudur. Bu geleneği yaşatan miras taşıyıcıları, okçuluk becerilerini geliştirmek için bireysel veya topluluk olarak atışlar icra ederek antrenman yaparlar. Ayrıca, genellikle mirası yaşatan sivil toplum kuruluşlarınca düzenlenen ve festival havasında geçen yarışmalarda ve gösterilerde maharetlerini sergilerler. Bu yarışmalara başta Türk Dünyası olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden miras taşıyıcıları iştirak etmektedir. Geleneksel Türk okçuluğunun yaya ve atlı olarak gerçekleştirilen farklı disiplinleri vardır. Yaya okçuluğunun menzil atışları, darp atışları, puta atışları ve gösteri atışları gibi türleri bulunmaktadır. Atlı ok atışlarının da kıgaç, kabak, tabla atışları gibi türleri bulunmaktadır. Atlı okçuluk at bakım bilgisinin yanı sıra güç, yoğunlaşma, ok atma ve binicilik becerisi gerektirmektedir. Yaya ve atlı olarak gerçekleştirilen atışların yapılabilmesi için ustalardan öğrenilen geleneksel atış ve antrenman teknikleri kullanılır. Geleneksel Türk okçuları, Okçu, Kemankeş, Tîrendâz ve Kavsî isimleriyle anılmaktadır. Unsuru öğreten ustalara “Üstad”, öğrenmekte olan okçulara ise “Tâlip” veya “Kepazakeş” adı verilmektedir. Birleşik Türk Yayı yapan zanaatkârlara “Kemanger”, ok yapan ustalara da “Tîrger” denilmektedir. Zihgîr, bilek siperi, tîrkeş, kubur, sadak, çile ve kandil gibi unsura özgü diğer okçuluk ekipmanlarını yapan zanaatkârlar (zihgîr ustası, çile ustası tîrkeş Asia, developed and spread in parallel with the nomadic lifestyle of the Turks, becoming an essential part of Turkic culture. Traditional Turkish Archery was brought to Anatolia centuries ago by the Oghuz Turks with their migration journey that began in Central Asia. Turkish Archery reached its peak influence during the classical period of the Ottoman State, when the traditional structure of the element was also formed. With the decline of archery’s importance on the battlefield, this heritage has been sustained as a traditional sport. Today, it represents a prestigious traditional sport within the Turkic world, encompassing principles, rules, customs, and social practices that have matured over centuries, alongside specific equipment crafted by traditional craftsmanship, archery disciplines, and shooting techniques. The bearers of the tradition practice individually or in groups to improve their archery skills. They also perform at competitions and festivals, often organized by non-governmental organizations dedicated to safeguarding the tradition. The bearers and practitioners of the element from various countries around the world, primarily from the Turkic world, participate in these competitions. Traditional Turkish archery encompasses various disciplines practiced on foot and on horseback. Foot archery includes types
GELENEKSEL TÜRK
OKÇULUĞU: DİSİPLİN, BECERİ,
ZANAATKÂRLIK VE MANEVİYATI
BULUŞTURAN GELENEKSEL
SPOR Geleneksel Türk Okçuluğu, yaşatılan geleneksel okçuluk sporu etrafında şekillenen, yüzyıllar içinde belirlenmiş ilkeleri, kuralları, ritüelleri ve toplumsal uygulamaları, geleneksel zanaatkârlıkla üretilen ekipmanları, okçuluk disiplinleri ve atış tekniklerini barındıran bir yaşayan miras unsurudur. Türk kültürünün köklü miraslarından biri olan Geleneksel Türk Okçuluğu, sadece bir savaş ve avcılık sanatı değil, aynı zamanda derin bir zanaat, maneviyat ve yaşam felsefesi olarak şekillenmiştir. Tarihi Orta Asya bozkırlarına



