Спорт · Турция

Традиционная турецкая стрельба из лука

Traditional Turkish Archery is a living heritage element shaped around the traditional sport of archery, encompassing principles, rules, rituals and social practices established over centuries, equipment made by traditional craftsmanship, archery disciplines and shooting techniques. One of the deep-rooted heritages of Turkic culture, Traditional Turkish archery is not only an art of warfare and hunting, but has also…

0мин чтения
0тегов
0строка источника

Редакционная заметка

Traditional Turkish Archery is a living heritage element shaped around the traditional sport of archery, encompassing principles, rules, rituals and social practices established over centuries, equipment made by traditional craftsmanship, archery disciplines and shooting techniques. One of the deep-rooted heritages of Turkic culture, Traditional Turkish archery is not only an art of warfare and hunting, but has also…

TRADITIONAL TURKISH

ARCHERY: A TRADITIONAL

SPORT COMBINING DISCIPLINE,

SKILL, CRAFTSMANSHIP,

AND SPIRITUALITY

Traditional Turkish Archery is a living heritage element shaped around the traditional sport of archery, encompassing principles, rules, rituals and social practices established over centuries, equipment made by traditional craftsmanship, archery disciplines and shooting techniques. One of the deep-rooted heritages of Turkic culture, Traditional Turkish archery is not only an art of warfare and hunting, but has also taken shape as a profound craft, spirituality, and philosophy of life. The heritage, whose history dates back to the steppes of Central geleneksel Türk okçuluğu, sadece fiziksel bir etkinlik değil, aynı zamanda manevi bir yolculuktur. Bu manevi yolculukta başarılı olmuş pek çok mahir üstad yetişmiştir ki bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri Osmanlı döneminde yaşamış olan Tozkoparan İskender’dir. Rivayetlere göre Osmanlının çeşitli vilayetlerinde menzil okçuluğu alanında kırmış olduğu rekorlar bugün dahi geçilememektedir. 850 metreye yaklaştığı rivayet edilen atışıyla bu alandaki önemli ustalardandır. Kültürel miras unsuru olarak bu geleneğin yaşatılması ve korunmasına yönelik olarak çeşitli düzeylerde çalışmalar yapılmaktadır. “Geleneksel Türk Okçuluğu” 2019 yılında Türkiye adına UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesine kaydedilmiştir1. Bu kaydın, unsurun tanınırlığı üzerinde önemli etkisi olduğu gibi uluslararası camiada da bilinirliği artmıştır. Bunun yanı sıra, Türkiye’de çeşitli okçuluk vakıf, dernek ve kurumları, bu mirası yaşatmak ve yeni nesillere aktarmak için çalışmaktadır. Her yıl the master whispering words of advice into the apprentice’s ear, known as the ‘secret of archery’. In this sense, traditional Turkish archery is not merely a physical activity but also a spiritual journey. Many skilled masters have succeeded in this spiritual journey, one of the most notable among them being ‘Tozkoparan İskender’, who lived during the Ottoman period. According to accounts, the records he set in the field of long-distance shooting in various Ottoman provinces remain unbroken to this day. With a shot said to have reached nearly 850 meters, he is considered one of the great masters in this field. Various efforts are carried out at different levels to keep the tradition alive and safeguard it as a living heritage. ‘Traditional Turkish Archery’ was inscribed on the UNESCO Representative List of the Intangible Cultural Heritage of Humanity on behalf of Türkiye in 20191. 1 https://ich.unesco.org/en/RL/traditional-turkish- archery-01367 ustası gibi) yaptıkları ekipmanın ustası olarak anılırlar. Atlı okçuluğa özgü koşum takımlarını yapan ustalara ise “Saraç” denilmektedir. Geleneksel okçuluğun icrasında kullanılan ekipmanlar; malzeme bilgisi, beceri, sabır ve ustalık gerektiren bir zanaatkârlıkla üretilir. Ayrıca bu ekipmanlar hat, tezhip ve kakma gibi geleneksel süsleme sanatlarıyla bezenir. Belirli iklim koşulları ve yükseklikte yetişen ağaçlar, organik tutkallar, hayvan boynuzları, tendonlar, ipek, deri, kamış ve kuş tüyü gibi ham maddelerle üretilen ekipmanların yapılabilmesi için yapım ustasının bitki, hayvan ve iklim gibi doğa bilgisinin ileri düzeyde olması gerekmektedir. Öte yandan, Geleneksel Türk okçuluğunun icrasında hiçbir canlıya veya doğaya zarar verilmez. Unsurun aktarımında icazet geleneği önemli bir yer tutar. Üstad, talibin kemankeş olması için gerekli nitelikleri taşıdığı kanaatine sahip olduğu zaman ona icazet verir ve talip okçu olur. Bu icazet geleneği “kabza alma” olarak adlandırılmaktadır. Bu sırada dualar okunur, yemek ve sohbet toplantıları yapılır, icazet üstadın talibin kulağına fısıldadığı “Kemankeşlik sırrı” denilen nasihat sözüyle son bulur. Bu açıdan such as “menzil” (long-distance), “darp” (pounding), “puta” (target) shooting, and ceremonial shooting. Horseback archery also has different types, such as “kırgaç”, “kabak”, and “tabla” shooting. Horseback archery requires knowledge of horse care as well as strength, concentration, archery, and horsemanship skills. Traditional shooting and training techniques trained by masters are used to perform both foot and horseback shooting. Traditional Turkish archers are referred as «Okçu», «Kemankeş», «Tîrendâz», and «Kavsî». The masters who train the element are called “Üstad’, while archers trained are called “Tâlip” or “Kepazakeş”. Craftsmen who make composite Turkish bows are called “Kemanger”, while masters who craft arrows are called “Tîrger”. Artisans who make other archery equipment particular to the crafts of the element, such as “zihgîr”, wrist guards, “tîrkeş”, “kubur”, “sadak”, “çile”, and “kandil” (such as master of zihgîr, master of çile, master of tîrkeş) are known as masters of the equipment they make. Artisans who make harnesses particular to horseback archery are called “saddlers”. The equipment used in the practice of traditional archery is produced by craftsmanship that requires knowledge of materials, skill, patience and mastery. The equipment is also decorated with traditional decorative arts such as calligraphy, illumination and inlay. In order to produce equipment made from raw materials such as trees grown in certain climatic conditions and altitudes, organic glues, animal horns, tendons, silk, leather, reed, and bird feathers, the craftsman must have an advanced knowledge of nature, including plants, animals and climate. The tradition of «icazet», granting permission, plays an important role in the transmission of the element. When the master is convinced that the student possesses the necessary qualities to become a kemankeş, he grants him icazet and the student becomes an archer. The tradition of icazet is called «kabza alma», taking grip ceremony. During the ceremony, prayers are recited, meals and conversations are shared, and the ceremony concludes with

SAFRANBOLU

Safranbolu, Türk kültür tarihi açısından oldukça önemli bir yerleşim yeri olup Türk devletlerinin yerleşim ve mimarlık anlayışını, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini günümüze taşımaktadır. Safranbolu’nun tarihi dokusu, Türk tarihinin önemli bir dönemini yansıttığı gibi, aynı zamanda Türk kentleşme geleneğini ve kültürel mirasını koruyan nadir yerleşimlerden biridir. 1196’da Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan tarafından fethedilen Safranbolu, kısa bir süre küçük bir kasaba olarak varlığını sürdürse de 13. yüzyılda doğu-batı ticaret yollarının önemli bir kavşağına dönüşmüştür (Ergin, 2001). Selçuklu döneminde, kervan yolu üzerinde stratejik bir nokta olarak gelişmeye başlayan Safranbolu, Türk yerleşim anlayışını ve sosyal yapısını şekillendiren temel unsurları, yani cami, kale ve pazar yerini içinde barındıran bir plan ile oluşmuştur (Barkan, 1943). Bu unsurlar, Türklerin şehir planlamasına ve kültürel yapısına olan katkılarının açık bir göstergesidir. Şehir yapısının temellerinin Selçuklu Dönemi mimari yapısının etkilerini taşıdığı düşünülmektedir (Günay, 1996). Safranbolu’nun sokak dokusu ve yerleşim planı, Selçuklu’nun tipik şehircilik anlayışını, özellikle de dar ve kıvrımlı sokaklar ile yapıların birbirini gölgelemeden yerleştirilmesi gibi unsurları günümüze taşımaktadır (Özdemir, 2010). Safranbolu’nun önemi, Osmanlı İmparatorluğu’na katıldıktan sonra daha da artmıştır. Osmanlı döneminde Safranbolu, zenginleştikten sonra İç Anadolu ile Karadeniz’i birbirine bağlayan önemli bir kervan yolunun üzerinde yer almış ve safran ticareti, hayvancılık ve dericilik gibi faaliyetlerle ekonomi geliştirilmiştir (Dural, 2005). Osmanlı İmparatorluğu’nun bu bölgedeki kültürel ve ticari etkinlikleri, Türklerin ekonomik refahını ve mimari mirasını pekiştiren bir döneme işaret etmektedir. Safranbolu, ticaret yolunun sağladığı refah sayesinde zenginleşmiş ve büyük bir kültürel dönüşüm geçirmiştir (Yıldız, 2009). 19. yüzyılda demiryollarının devreye girmesiyle kervan yolunun öneminin azalması, şehrin modernleşmesini engellemeyip, aksine tarihi